Salih SARIKAYA Web Sayfasına Hoşgeldiniz…

Haziran 10, 2008

Vecizeler…

Kategori: Genel Kültür, Kişisel Gelişim, Metafizik, Mizah — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:33 pm

Dünyada kusursuz iki insan vardır.
Biri ölmüştür, biri de doğmamıştır.
Çin Atasözü

İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiç şaşırtmıyor, fakat bu
yüzden hiç utanmadıklarını görünce hayretler içinde kalıyorum.
Goethe

İnsanlar yüksek mevkilere ulaştıkça tanrılaştıklarını zannederler,
düştükleri zaman insanlıklarının da elden gittiğini görürler.
Sokrat

İnsanlar başkalarının kusurlarını görmek hususunda keskin gözlere sahip
kartallara benzerler. Kendi kusurlarını görmekte ise başını kuma gömen
deve kuşuna.

Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, orada senden başka diken
bulunmaz.
Hz. Mevlana

İnsanlar ağaçlardan ders almalıdırlar. Ne üzerlerinde barınan kuşların, ne
gölgelerinde yatan insanların ne de verdikleri yemişlerin hesabini
tutarlar.

İyi düşünür, fena hareket ederiz. İkisini nefsinde birleştiren insan;
bir istiridye kabuğu içindeki nadir bir inci tanesi gibidir. Bir insan
ne kadar fazla şeyden utanırsa o kadar hürmete layıktır.
Bernard Shaw

İnsan her yerde aynı insandır; bir insanın yaratılışında asalet
yoksa, kainatın tacını giyse yine de çıplak kalır.
Montaigne

Sis yelpaze ile dağıtılmaz.
JAPONYA

Şöhret kabiliyetin gölgesidir.
İNGİLTERE

İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır.
MOGOLİSTAN

Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir.
U.S.A

Ne kadar az yüksekten uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin.
TİBET

Dikenler arasında güller yetişir.
ALMAN

Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
VENEZUELA

Kadın gölge gibidir, kendisini takip edenden kaçar önünden gidenin arkasından koşar.
KONGO

Evlenmeden evvel gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapayın.
PORTEKİZ

Aşk ile öksürük hiç bir zaman saklanamaz.
AVUSTURALYA

Mutluluk herkesin hayatından bir kere geçer.
VENEZUELA

İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça ihtiyarlarlar.
İSKOÇYA

Hakiki sevgi ayrılıkta unutulmaz.
BELÇİKA

Allahın gülü dikenli yarattığına hayret edeceğiniz yerde, dikenler arasında gül yarattığına hayret ediniz.
ARABİSTAN

Biri öteki kadar zengin olunca, kardeşler birbirlerini severler.
UGANDA

Evlilik bir kale gibidir. Dışarıdakiler oraya girmek için, içindekilerde dışarı çıkmak için uğraşır dururlar.
TAYLAND

Yaşını söyleyen kadın ya genç olduğu için kaybedecek bir şeyi yoktur, ya da yaşlı olduğundan kazanacak bir şeyi yoktur.
MALEZYA

Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır.
BOLİVYA

Çabuk gelen kötü şans, geç gelen iyi şanstan iyidir.
ARNAVUTLUK

Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet.
ÇİN

Eski aşklar yanmış, sönmüş kömür gibi gayet kolay alev alır.
KOLOMBİYA

Erkek yaşını saklamaya, kadın ise saklamamaya başladığı zaman yaşlanmıştır.
PERU

Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk şeydir.
ŞİLİ

Ömrünün sonuna kadar eşşeğe binmektense, bir yıl ata binmek yeğdir.
HOLLANDA

Yatağa yattığım zaman, problemlerimi elbiselerimde bırakırım.
HOLLANDA

Aşkın tokadı üzüm gibi tatlıdır.
MISIR

Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
BREZİLYA

Hiç bir mutfak iki kadını alacak kadar zengin değildir.
SUDAN

Üç taşınma bir yangına bedeldir.
JAPON

Nisan yağmuru, Mayıs çiçeği getirir.
KANADA

Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat ona yetişip geçer.
KENYA

Büyük acılar sessizdir.
İTALYA

Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir.
NİJERYA

Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak başarıdır.
U.S.A

İdealler yıldızlar gibidir, onları tutmak mümkün olmaz ama karanlık gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler.
FRANSA

Evinde huzurlu olmak istiyorsan eşinin bütün istediklerini yap.
NİJERYA

Yalan dört nala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde yetişir.
NORVEÇ

Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.
ROMANYA

Bir şekilde doğar, fakat bin bir şekilde ölürüz.
YUGOSLAVYA

Hak yenir ama hazmedilmez.
YUNANİSTAN

Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini sever.
İRLANDA

Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür.
ÇİN

Küçük kazançlar servet getirir.
JAMAİKA

Eski sevgi paslanmaz.
İSVEÇ

EN COK SOYLENEN YALANLAR…

Kategori: Genel Kültür, Kişisel Gelişim, Mizah — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:31 pm

Senin için canımı bile veririm
Ben zaten anlamıştım.
Önemli olan ruh güzelliği canım.
Senden başka kimseyi sevmedim.
Aaaa. Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.
Bir kereden bir şey çıkmaz.
Yarın tamam.
Öğle tatili yapmıyoruz.
Hiç acıtmayacak.
Şimdi ben de seni arayacaktım.
Orijinal yedek parçası.
Telefon şehirler arasına kapalı.
Burada torpil geçmez.
Girilmez levhasını görmedim.
Yemeğe kalın.
Çok üzüldüm.
Her bedene uyar.
Davetliydik ama gitmedik.
Bu kızı kimler kimler istedi.
Herkese eşit zam yapıldı.
Hatırası var.
Herşeyin en iyisine layiksin.
Sadece arkadaşız.
O benim ağabeyim gibiydi.
Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
Emrin olur.
Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
Bilsem söylemez miyim???
Ayıp ettin valla kimseye söylemem
Kolay gelsin herkese,
Aradım valla yoktun…
Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.
Yolda lastik patladı.
Çok kolay bir ders. Ben A almıştım.
Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.
Yedi göbekten İstanbul’luyuz.
Üç saatte Ankara’ya indik.
Çok yakın ahbabım olur.
Elimizde büyüdü.
Orada durumunu toparlamış. Paraya para demiyormuş.
Paranın ne önemi var muhim olan insanlık.
Abi sen kapat, ben hemen arıyorum.
Çocuğu çıkardım bile, birazdan sende.
Kesinlikle kırılmaz.
İmkansız, daha ucuza bulamazsınız.
Şimdi seni düşünüyordum.
Hayır efendim çekmez.
Giyince açılır, merak etmeyin.
Çek bekliyorum, geç kaldı, gelsin hemen yatıracağım.
Seni sevdiğim için yapıyorum bunları.
Kapatmam lazım, ocakta yemek var.
En doğru, en hızlı, en detaylı haberler için bizi izleyin.
Biz demokrasinin bekçisiyiz.
Saat durmus, çalmadı.
Yok canım, benim değil, arkadaşlar unutmuş.
Biz de şimdi içeri girdik.
Biz de tam kapıdaydık.
Aaa, sana en az beş e-mail gönderdim, almadın mı?
Sürekli arıyorum, düşmüyor.
Karım çok hasta, acil servise yetiştirmem lazım.
Oo hooo…çoktaaaan.
En geç haftaya hepsini öderim.
Arayacaktım ama işler çok yoğun, kafamı kaldıramıyorum.
Abi ikinci köprüde bir basmışım, kadran 225.
Bir tanesi sorun çıkarsın, hepsini geri getir.
Benim köylüm, benim çiftçim, benim memurum.
Hanımefendi tabaklar tamamıyla ithal malıdır.
Kurtarmıyor abla, bak inan zararına satıyorum.
Müşteri: Garson bey kadayıf taze mi?
Garson: Tabii beyefendi, daha bu sabah çıktı.
Elimde kalmamış beyefendi, siz girmeden biraz önce son parçayı sattım.
Abi siz önden gidin, orada buluşuruz.
Bir kereden bir şey çıkmaz.
Yarın tamam.
Öğle tatili yapmıyoruz.
Hiç acıtmayacak.
Şimdi ben de seni arayacaktım.
Orijinal yedek parçası.
Telefon şehirler arasına kapalı.
Burada torpil geçmez.
Girilmez levhasını görmedim.
Yemeğe kalın.
Çok üzüldüm.
Her bedene uyar.
Davetliydik ama gitmedik.
Bu kızı kimler kimler istedi.
Herkese eşit zam yapıldı.
Hatırası var.
Her şeyin en iyisine layıksın.
Sadece arkadaşız.
O benim ağabeyim gibiydi.
Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
Emrin olur.
Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
Bilsem söylemez miyim?
Ayıp ettin valla, kimseye söylemem.
Kolay gelsin herkese.
Aradım valla yoktun.
Çok yakışmış…
Telefon kapalı değildi…
Demek çekmemiş. Hay Allah!!!
Aslında sorular çok kolaydı.
Ben mi onu seviyormuşum.
Daha neler gıcık oluyorum ben ona ya…
Ders çalışıyorum.
Canım bilerek olmadı ya

HAYAT - Dünden Hızlı Mısınız?

Kategori: Genel Kültür, Kişisel Gelişim, MOTİVASYON — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:28 pm

Her sabah bir ceylan uyanır Afrika’da kafasında tek bir düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek, Yoksa aslana yem olacaktır
Her sabah bir aslan uyanır Afrika’da. Kafasında tek bir düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek,
Yoksa açlıktan ölecektir. İster aslan olun, İster ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, Hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin. Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü, Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız, Ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız Ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, Artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır, O halde düne göre hızınızı arttırmanız gerekmektedir. Yok eğer ceylansanız Ve henüz aslana yem olmamışsanız hızınızı düne göre mutlaka arttırmalısınız, Çünkü sıra size gelmiş olabilir.
Yani… Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek koşulu var… Dünden daha hızlı olabilmek… Bakın bakalım şimdi kendi kendinize…
Ondan, şundan, bundan değil “Dünden” hızlı mısınız?

Tarihten Pratik Cevaplar

Kategori: Kişisel Gelişim, KÜLTÜR SANAT, Mizah — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:26 pm

Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:

- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya başlayınca, Sokrat:

- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi öldürülseydim!

====================

Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir… Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: “Ben bir serserinin önünden kenara çekilmem” der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:

- Ben çekilirim!!

====================

Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Shakespeare’a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:

- Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın.

===================

Meşhur bir filozofa:

- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden bu kadar fakirsiniz? diye sorulduğunda:

- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.

====================

Dostlarından biri, Fransız kralı 15. Lui’ ye:

- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç düşündünüz mü?

Hiç kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle bir vergiyi seve seve öder. Kral, alaylı alaylı gülerek:

- Hakikaten enteresan bir fikir, cevabını vermiş. Bu buluşunuza karşılık, sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.

====================

Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile’ye hasımlarından biri:

- Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için biraz büyük değil mi?

Galile:

- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için biraz büyük ama, seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?

====================

Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon’un bir muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:

- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini zapdetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:

- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.

====================

Bir toplantıda bir genç M. Akif’i küçük düşürmek için:

- Afedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:

- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu ?

====================

Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:

- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:

- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:

- Bende bilirim.

====================

Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip telaşla:

- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.

Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:

- Bizde onlara yaklaşıyoruz.

====================

Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?

Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların başarısını neyle açıklardım.

 

Ağustos 8, 2007

Klasik Koşullanma

Kategori: Genel Kültür — Ahmet Salih SARIKAYA @ 8:22 am

Klasik Koşullanmanın Etkileri Pavlov’un çalışmaları pek çok psikoloğu koşullu öğrenme konusunda çalışmaya teşvik etti.Pavlov koşullu öğrenme konusunda dört önemli gelişme üzerinde durdu. Bunlar: genelle-me, ayırdetme, söndürme ve kendiliğinden geri gelme. Sınıf Ortamına Uygulanması

  • Bu kurama göre alışkanlıkları kırma, yok etme yada istenen davranışları oluşturma yöntemleri olan eşik, bağdaşmayan uyarıcılar, yorma yöntemleri gerek sınıf yönetiminde gerekse bir konuya karşı olumlu tutum gelişmesinde kullanılabilir. Okuldan korkan çocukların bu uyarıcılar ile yavaş yavaş karşılaşması sağlanarak korkularını yenebilecekleri gibi bu uyarıcılarla birlikte sevdikleri uyarıcılar verilerek de korkuları yok edilebilir.
  • Guthrie eğitimde ikaz etme ve tavsiyede bulunma yerine doğru davranışı bizzat yaptırmayı önermektedir. Bir yazısında bahsettiği gibi okul dönüşü paltosunu bir tarafa, çantasını bir tarafa fırlatan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun annesine şu tavsiyede bulunmuştur. Anne, çocuk eşyalarını yere fırlattıktan sonra onu ikaz etmemeli, çocuğun bu eşyaları tekrar giyip sokağa çıkmasını ve eve girerken hemen soyunup eşyalarını yerlerine koymasını sağlamalıdır. Burada güdülen amaç, eşyalarını yere koyma tepkisinin eve girişteki işaret uyarıcılara bağlanmasıdır.
  • Aynı durum sınıfta konuşmak için söz hakkı istemenin gerekliliğinin öğretilmesine uygulandığında şöyle bir uygulama yapılabilir. Söz hakkı istemeden konuşan bir öğrenciye, öğretmenin cevap vermemesi şeklinde olabilir. Bu durumda, konuşma gereği duymak söz hakkı istemek için bir işaret uyarıcı olur.
  • Guthrie eğitime hedefleri belirleyerek başlamak gerektiğini söyler. Guthrie tüm öğrenmeleri uyarıcı – tepki bitişikliğinde açıkladığına göre hangi tepkileri kazandıracağımızı belirlememiz gerekir ki bu tepkileri doğuracak uyarıcıları düzenleyebilelim. Öğrencinin öğrendiği birçok karmaşık bilgiler çağrışım yolu ile gerçekleşmektedir.
  • Bir konun öğrenilmesi ancak yalın ve basit alt basamaklara ayrılması ve parçaların birleşmesi ile mümkündür.

Seslerin tanınması , Notaların tanınması,  Notaların birleşimi,  Müzik parçasının çalınması  Enstrüman çalınması,  Ana dilde kelime,  Sözlüğe bakma,  Yabancı dilde karşılığı Yine yabancı dil öğretiminde:

  • Yine söndürülmek istenen bir davranışta aynı şekilde ortadan kaldırılır. Ancak cezaya da başvurulabilir. Bu durumda, ceza acı verici veya onur kırıcı olmamalıdır. İstenmeyen hareket görüldüğünde onun hemen zıt bir uyarıcısı verilmelidir. Öğretmen cezayı verirken vereceği cezanın alternatif olmasına dikkat eder. Örneğin; derste dersi dinleyen arkadaşını rahatsız eden öğrenciye o konu ile ilgili soru sorulmalı veya problemi çözmesi istenmelidir.
  • Guthrie “ öğrenci yaptığı şeyi öğrenir” diyerek mümkün olduğunca okulun gerçek yaşamın bir temsilcisi olduğuna inanır.
  • Öğrencilerin okulda edindikleri en anlamlı öğrenmelerin konularla birleştirilmiş duygusal tepkiler olduğu unutulmamalıdır.

Temmuz 31, 2007

KAN GRUBUNA GÖRE AŞK UYUMU

Kategori: Genel Kültür — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:39 pm

Tek damlasi bile degerli olan, damarlarimizda tasidigimiz kan hakkinda neleri biliyoruz, ya bilmediklerimiz….Vücut agirliginin %7-8′ini kan olusturuyor. Tek bir damlasi bile bircok konuda etken.Cesitleri karakterimzi belirliyor, ozelliklerinin degismesi hastaliklara yol aciyor.Dikkat kan araniyor! Radyolardan sık sık duydugumuz bir anons bu. Belki, o anda bunun onemini dusunmeyiz ama, en basitinden bir yerimiz kanadiginda damlayan kanin ne derece degerli oldugunu anlariz. Hepimizin de bildigi gibi, kan vucudumuzdaki en onemli yapi taslarindan biri…

Damarlarimizda dolasan ve bircok hayati fonksiyonu bulunan bu kirmizi renkli sivinin en onemli gorevi hucrelere oksijen tasimasi…Ayrica hayati onemi olan maddeleri hucrelere tasiyor ve zararli olan metabolizma artiklarinin disari atilmasini sagliyor. Kan bedenimize canlilik vermek icin yaratilmis bir yasam sivisidir. Bedenimizde dolastigi surece onu isitir, sogutur, besler, korur, ona enerji verir ve icindeki zehirli maddelerin atilmasini saglar. Bedenimizdeki haberlesmenin neredeyse tamamini ustlenir. Ayrica damarlarda olusan her yırtıgı anında kapatır. Sistem boylelikle kendini surekli olarak yeniler.

Dunyada kan gruplarinin dagilimi:
O Rh pozitif, her 100 kisiden 40′i
O Rh negahtif, her 100 kisiden 7’si
A Rh pozitif, her 100 kisiden 34′u
A Rh negatif, her 100 kisiden 6’si
B Rh pozitif, her 100 kisiden 8′i
B Rh negatif, her 100 kisiden 1′i
AB Rh pozitif, her 100 kisiden 3′u
AB Rh negatif, her 100 kisiden 1′i

En eski kan grubu “0″ grubu oldugu belirtiliyor, herkes O grubundayken insanlar cok kucuk bir alanda yasiyorlardi, ayni yemegi yiyor, ayni organizmalari doluyorlardi ve bu yuzden degisim gereksizdi.
Ancak nufus arttiginda ve gocler hizlandiginda degisimler ivme kazandi. Sonrasinda gelisen A ve B gruplarinin gecmisi ancak 15 bin - 25 bin yil oncesine uzaniyor. AB grubu ise cok yenidir. O grubu avci, A grubu ciftci, B grubu gocebe ve AB grubu ise modern olarak degerlendiriliyor.
Kan gruplarina gore kisilik tahlili
O grubu : Kendine guvenen, cesaret
A grubu : Sinirli ve hassas
B grubu : Uyumlu ve yaratici
AB grubu : En cekici ve ilginc

En cesur ve guclu “O” grubu:
Bu kan grubu tasiyan herkes gucu, dayanikliligi, kendine guveni, cesareti, sezgiyi ve tanri vergisi bir iyimserligi genetik hafizalarinda tasirlar. Melodik mizac ozelligine sahiptirler. Bunlar yasamin tadini en iyi cikaran, dunya nimetlerinden en genis bicimde yararlanan kisilerdir. Hayati bir melodi gibi yasar ve kavrarlar. Icinde bulunduklari ortama cok iyi uyum gosterirler. Tum insanlarla ve butun varliklarla anlasirlar. Onlara ters dusmeden, olumlu iliskiler kurmayi basararak yasarlar. Bu engin uyum duzeni icinde, onlerine sunulan olanaklardan rahatlikla yararlanirlar. Amacladiklari sonuca, buyuk ugraslara kalkismadan, kolayca ulasirlar. Onlarin bu basarilarindaki en buyuk etken, dis dunyayla sudaki hidrojenle oksijen gibi uyumlu olmalaridir.
Modaya, havaya, zamana hemen uyuverirler. Herhangi birine cok degisik ve ters gelebilecek bir ortam dusunelim. Onlar bu ortam icinde dagilip sasrimaz, urkup sinmez, bir koseye cekilip donup kalmazlar.
Hemen uyum gosterirler. Sivri ve uc dusunceleri, ayri fikirleri ve egilimleri yoktur. Saglikli bir bunye ve iyimserlikle desteklenmis liderlik ozellikleri (guc, etki- guvenilirlik) ve basari icin
gerekli guduler size kalan O grubu mirasidir.

En paylasimci “A” grubu
Kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerin bazilar kalabalik insan topluluklari ve yerlesik ama daha
kirsal yasam gerilimleri bas edebilmek uzere ortaya cikmistir. Psikolojik ozelliklerinin bazilar, kalabalik cevresel kitlelerin ihtiyaclarina katlanabilmekle gelisir. Uyumlu mizac ozelligine
sahiptirler. Bu grup icinde yer alanlar, duyan, hisseden, surekli olarak arastiran, cevrelerindeki kisiler ile baglanti ve uyum saglamaya calisan kisilerdir. Dis dunyadaki tum degisikliklere karsi duyarlidirlar. Ancak asiri duyarliliklari, cevrelerinde buyuk uyum guclugune dustuklerinde onlarin geriye dogru kacmalarina ve iclerine kapanmalarina neden olur.

Uyumlular, icinde bulunduklari toplumun en ilgi cekici ve en renkli varliklaridir. Ancak dayanma ve uyum saglama yeteneklerinin yetersiz kaldigi ortam ve kosullarda cozulurler. Acinacak, zavalli insanlar olurlar. Buyuk bir olasilikla, bu olusumun icindeki bireyde olmasi gereken en onemli ozellik, paylasimci yapidir. Ilk A’lar, karmasik bir hayatin meydan okumalarina karsi duyarlidir, kurnaz, istekli ve akilli olmak zorundaydilar. Ancak butun bu niteliklerin tek bir yapida toplanmasi gerekiyordu. Belki de bu bugun bile A’larin daha gerilimli bir yapiya sahip olmalarinin bir nedenidir.
Sikintilarini iclerine atarlar. Fakat patladiklarinda da dikkatli olmalisiniz. O gruplarinin cok basarili oldugu gerilimli ve sikisik liderlik pozisyonlarina A’lar pek uygun degildir. Bu onlarin lider olmayacaklari anlamina gelmiyor. Ama icgudusel olarak, cikar gozeten liderligi istemezler. A grubunda diger druplardan daha az grip goruldugu bilinmektedir. Ayrica viruslerin etkisi, AB grubunda da diger gruplara gore daha azdir.

En uyumlu “B “grubu

Irkların karışması, yeni topraklar ve yabancı iklimlerle karşı karşıya kalan ilk B gruplarının yaşamlarını sürdürebilmek için uyumlu ve yaratıcı olmaları gerekiyordu.

B grupları yerleşik A grupları kadar düzenli ve uyumlu bir konfora gereksinim duymazken O grularından da daha az kararlılık sahibidirler. Bu özellikler B gruplarının her hücresinde mevcuttur. Biyolojik olarak B gruplar diğer gruplardan daha uyumludur. Ritimli mizaç özelliğine sahiptir. Davranışlarında akılcı, sistemli, düzenli ve iradelidir. Başkalarının tepki ve eğilimlerini dikkate almaksızın, kendi düşünce ve kararları doğrultusunda ilerler. Onu bir demiryolu üzerinde giden, önüne çıkan engelleri ezen veya birlikte sürükleyen bir lokamotife benzetebiliriz.

Çevrelerine egemen olmak ve yönetmek isterler. Gözüpek, inatçı, otoriter ve serttirler. Mantık ve irade, onlarda daima duygulardan daha önce gelir. Bu mizaca sahip bulunanların tipi, asker, uzman ve danışmandır.

Bir çok yönüyle B grupları bütün olası seçeneklerin en iyisine sahiptirler. A gruplarının zihinsel ve duygusal olarak uyarılmış edimlerinin yanı sıra O gruplarının saldırgan ve keskin fiziksel
tepkilerine ait öğeleri de içlerinde barındırırlar.

B gruplarının farklı kişiliklerle daha kolay ilişkiye girebilmelerinin nedeni, genetik doğaları gereği daha uyumlu olmalarındandır. Çünkü kendilerini rekabet ve savaşlara karşı daha az eğilimli hissederler. Onlar diğerlerinin bakış açısından da bakabilirler. Empati yetenekleri vardır.

En çekicisi “AB” grubu Bu grup sinirli ve hassas A´larla dengeli B´lerin birleşmesiyle oluşmuştur. Sonuç ise tinsel, yaşamın özellikle sonuçlarının pek farkında olmadıkları bir takım etkenlerini kucaklayan, biraz parça parça bir karakterdir. Kompleks mizaç özelliği gösterirler. diğer üç mizacın tüm özelliklerini, karmaşık ve karışık bir biçimde bu kümede yer alan kişilerde görülür. Bu üç özellik, farklı yoğunluklarla bir arada bulununca, kişi birbiriyle uyuşmaz eğilimlerin elinde adeta oyuncak olur.

Böyleleri, dengeleri için gerekli olan dinamik bir düzenleme, güçlü bir irade ve iyi bir disiplinle karşılaşana değin, çelişen, karmaşık duygu, düşünce ve eğilimlerin elinde bocalayan, kaprisli, kararsız ve tutarsız bir kişi olur çıkarlar. Bununla birlikte çevrelerine önem vermeleri, sosyal tutum ve yargıları önemsemeleri, mantıklı düşünme yetisine sahip olmaları gibi olumlu yönleri onları başarıya ulaştırabilir.”

Çoğu kez onlar detaylarla uğraşıp kendilerini yormazlar. AB grubu, kan grupları arasında en çekici ve en ilginç olanıdır. Ama onların doğal karizması ardında hep kırık kalpler bırakır.

Kan grupları arasında AB çok ender görülür. A grubuyla B grubunun karışmasından meydana gelen bu kan grubuna dünya nüfusunun ancak %5 ´i dahildir.Ve de bu grup,kan gruplarının en yenisidir. Bundan 10-12 yüzyıl öncesine kadar böyle bir kan grubu yoktu. Doğudaki istilacı güçlerin batıdaki ülkeleri ele geçirmeleri üzerine farklı uluslar birbirlerine karıştılar. Doğuyla batı uygarlığının karışması sonucunda AB kan grubu ortaya çıktı. M.S. 900 yıllarından itibaren AB kan grubu oluştu. A ve B gruplarındaki Avrupalılar´ın evlilik yoluyla bir araya gelmedikleri kesindi. Ancak doğudan batıya akın başladıktan sonra farklı kan grupları birleşebildi.

Kan grubu-Kişilik ilişkisi

Kan gruplarının insan kişiliği ile yakından ilgisi olduğu anlaşıldı. Japon uzmanlar farklı kan gruplarının erkekler ve kadınlar üzerindeki etkilerini konu alan bi araştırmasının sonuçlarını açıklarken, “İnsan vücudunun kimyası ile kişilik arasında önemli bağlar var. Kan grupları bunlardan biri.” dedi

A Grubu Kadını
Para harcamasını çok sever. Seksi iç çamaşırlarına düşkündür. Çocukları çok sever ve çocuk sahibi olduktan sonra eşini ihmal eder. Değişikliği seven biridir.

A Grubu Erkeği
Düzenli yaşamayı sever. İyi bir dost ve konuşmacıdır. Birlikte olacağı kadını seçerken çok titiz davranır.

B Grubu Kadını
İstek doludur. Sekse hiç hayır demez. Para konusunda eli ya çok açıktır ya da cimridir

B Grubu Erkeği
Özgürlüğünün sınırlanmasından nefret eder. Kadınlara saygısı sonsuzdur. Hep neşe dolu bir aileye sahip olmak ister. Yemek konusunda son derece titizdir.

AB Grubu Kadını
Erkeklerin yüreğini hoplatan elbiseler giymeye bayılır. Para konusunda tutumludur. Yemek pişirmekte, mükellef bir sofra hazırlamakta üzerine yoktur.

AB Grubu Erkeği
Aile içinde mutlaka sözünün dinlenmesini, isteklerinin yapılmasını ister. Hoşgörülü ve kararlıdır. En iyi aşıklar bu gruptan çıkar. Eşine ev işlerinde yardım etmekten çekinmez.

0 Grubu Kadını
Mutfak masraflarından kısarak kendine hoş elbiseler alır. Çocukları biraz ele avuca geldiğinde hemen çalışma hayatına dönmek, toplumdaki yerini almak ister. Yemek yapmakla fazla uğraşmak istemez. Pratik yemekleri tercih eder.

0 Grubu Erkeği

Aşık olduğu zaman birlikte olduğu kadını çok kıskanır. Kalabalığı sevmez. Son derece hareketli, çalışkan ve hırslıdır. Sevgilisine veya eşine sık-sık hediye almayı sever.

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ

Kategori: Genel Kültür — Ahmet Salih SARIKAYA @ 1:38 pm

h1

Su

Salı, Mayıs 15th, 2007

su

h1

Fare & Deve

Pazartesi, Mayıs 7th, 2007

fare & deve

h1

Boeing 747

Pazar, Mayıs 6th, 2007

boeing 747 

*Fareler Kusamaz.

*Zürafalar yüzemez.

*Yılanlar duyamaz.

*Karıncalar uyuyamaz.

*Kirpiler suda batmaz.

*Kutup ayıları solaktır.

*Sineklerin 5 tane gözü vardır.

*Zürafanın ses telleri yoktur.

*Yunuslar bir gözlü açık uyurlar.

*Develerin 3 tane kaşı vardır.

*Bir sineğin hızı saatte 8 km.dir.

*Zürafanın dili 35 cm. kadardır.

*Istakozların kanı mavi renktedir.

*Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

*Fil zıplayamayan tek memelidir.

*Sığırların 4 tane midesi vardır.

*Kangurular geri-geri yürüyemezler.

*Kediler şeker tadını ayırt edemezler.

*Atlar 1 ay kadar ayakta kalabilirler.

*Timsahlar dilini dışarı çıkaramazlar.

*Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.

*Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.

*2600 kadar kurbağa cinsi var.

*Yetişkin bir ayı at kadar hızlı koşabilir.

*Deniz kobrası dünyanın en zehirli yılanıdır.

*Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.

*Hayvanların en büyüğü mavi balinadır. (uzunluğu 33 m., ağırlığı 190 t.)

*Kuşlara şimşek çarpmaz. Çünkü elektrik onların tüğünden geçemez.

*Sadece dişi sivrisinekler ısırır.

*Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.

*Deve deniz suyu içebileceği gibi bir defada 250 litre su da içebilir.

*Karınca kendi ağırlığının 50 katını taşıyabilir.

*Çekirgenin kulağı dizindedir.

*Yeryüzünün en sıcak yeri Afrika’da El-Ezize bölgesidir. (Gölgede 58 derece)

*Yeryüzünün en soğuk yeri Vostok (Rusya) bölgesidir. (- 88.3 derece)

*Uzaya ilk defa 12.04.1961 tarihinde Yuri Gagarin uçtu.

*İlk defa aya 21.07.1969 tarihinde Neil Armstrong ayak bastı.

*Eski Roma’da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşten daha değerli sayılırlardı.

*Dünyada en eski üniversitesi 989 yılındaki Mısır’ın El-Ezher üniversitesidir.

*Dünyanın en genç üniversite öğrencisi 11,5 yaşındaki Ganesh Sittampalamdır.

*İlk yeraltı tünel 1 km. uzunluğunda olmuş ve bundan 4 bin yıl önce Irak’ta Fırat nehrinin altından geçmiştir.

*Dünyanın en tuzlu denizi Akdeniz dir.

*Paraguay dünyanın en yağışlı bölgesidir. Bölgede yağmur neredeyse ara vermez.

*Dünyada 2000 e yakın halk ve 3000 e yakın dil var.

*Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu İngiltere ile Fransa arasında olmuştur. Bu savaş 115 sene(1338-1453) sürmüştür.

*İnsanın saçında 102 bine yakın, derisinde ise 20 bine yakın kıl olur. kıllar her gün 0.35-0.40 mm. uzar.

*İngiltereli Thomas Korne 207 sene yaşamıştır.

*Dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin’de 253 sene yaşamıştır. (1680-1933)

*Güneş dünyadan 330,330 kat daha büyüktür.

*Bir köstebek sadece bir gecede 90 m. tünel kazabilir.

*Bir hamam böceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden 9 gün yasayabilir.

*Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyurlardı.

*Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabilir.

*Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar; rengi ne olursa olsun.

*Ortalama bir buzdağı 20,000,000 ton gelir.

*Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunur.

*İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir.

*Hapşırdığımız zaman kalbimizde dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarımız bir an için durur.

*Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır.

*Kadınlar erkeklere oranla iki kat daha fazla göz kırparlar.

*Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kuştur.

*Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar.

*İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmakta,en hızlı uzayan tırnak ise orta parmaktadır.

*İnsanlar 200 milyon soluk alıp verme, 1 milyar kalp atışı, 300 milyon mide kasılması ve 20 milyar göz kırpması kadar yaşarlar.

*İnsanlar beyinlerinin %10 nu kullanırlar.

*Bir insan yedi dakika içerisinde uykuya dalar.

*Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır.

*Yetişkin bir insan günde ortalama 23.000 kez nefes alır.

*Sarışınların esmerlere göre daha fazla sacı vardır.

*Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler.

*Klinik ölüm sonrası insan 5 dakika içinde hayata geri getirilebilir. 5 dakika sonrası beyin hücreleri ölmeye başlar ama yine de klinik ölümü 5 dakika daha uzatmak mümkündür.

*İnsanın kalbi dakikada 60-80 defa çarpar.

*İnsan daha çok oksijen alabilmek ve vücudundaki karbon gazını boşaltmak için esner.

*İnsan bir günde 28-33 bin litre hava, 500-700 litre oksijen, 2 kg. yiyecek tüketir.
*İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle, midesiz, dalaksız yaşayabilir, ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamaz.
*En büyük kitap XVII asırda yayınlanmış ve Berlin kütüphanesinde bulunan coğrafya atlası sayılır. (yükseklik 2 metre, eni 1 metre)
*Stockholm kraliyet kütüphanesinde muhafaza edilen “Şeytan İncili” kitabının ağırlığı 350 kg. dir .
*Dünya ahalisi gece gündüz satranç oynasa ve her saniyede bir hamle yapılsa, satrançta tüm oyunları tecrübeden geçirebilmek için asırlarla zamana ihtiyaç vardır
*Satranç tarihinin en uzun oyunu 1950 yılında Mardel Plato’da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşmiştir. Pilkin ve Çernyak arasında yapılan bu maç 22 saat devam etmiş ve 191. hamle sonrası berabere bitmiştir.
*Pisagor sokak dövüşü spor dalında olimpiyat şampiyonu olmuştur.
*Dünyada en kokulu camisi Tebriz şehrindedir. Mescid inşa edilirken çamuruna mis kokusu ilave edilmiştir ve 600 sene geçmesine rağmen hala mescit mis kokmaktır.
*Uzaya ilk uçan kadın Vlentina Tereşkova’dır. (1962)
*İlk kule saati 1404 yılında Moskova’da yapılmıştır.
*En eski alfabe Suriye’nin Akdeniz sahilindeki Lattakiya limanı yakınlığında yapılan kazım sonucu bulunmuştur. Alfabe 32 harften oluşur.
*Güneş yerden 149 milyon 600 bin km. mesafededir.Hacmi yerden 1300 defa büyüktür.
*Rusya’da yaşamış olan Vasilyev’in iki karısından 87 çocuğu olmuştur. 75. yaş gününde (1782) onun yanında 83 çocuğu bulunmuştur.
*Amerikalı Wodloy R.nin boyu 2.71 m. ağırlığı 222.7 kg olmuştur.
*Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi, 635 kiloya ulaşan Washingtonlu Fon Broker Minnoch.
*Sıcak ve kurak Afrika’da 18.02.1979 tarihinde Büyük Sahra çölüne kar yağdı.
*Futbolda Dünya kupası Okyanusya elemelerinde Avustralya, Amerikan Samoası’nı 31-0 yenerek bir resmi milli maçtaki en farklı skorlu galibiyeti elde etti.
*Kazakistan’da 7 yaşındaki bir erkek çocuğun karnında ikizi bulundu. Simkent şehrinde yaşayan çocuğun karnındaki şişliği fark eden okul doktorunun hastaneye başvurması sonucunda hemen ameliyata alınan çocuğun karnından saçları ve tırnakları uzamış bir cenin çıkarıldı.
*İran’da, korkusunu bastırmak ve sıkıntılarından kurtulmak için madeni nesneleri yiyen genç kızın karnından ameliyatla yarım kilogram ağırlığında metal parçalar çıkarıldı. 17 yaşındaki genç kızın karnından çıkarılan madeni nesnelerin arasında jilet ve çiviler de bulundu.
*Amerika’nın Arkansas Eyaleti’nde 19 yıldır komada yatan Terry Wallis 13 haziran 2003 de hayata döndü İsviçreli Cece Leclere, tıp adamlarınca “mega vizyon” diye adlandırılan çok üstün bir görme yeteneğine sahipti. Kumaşların,kalın astarlı zarfların, perdelerin, hatta bazen tuğla duvarların arkasını bile görebiliyordu. Ancak insanlar kendisini hasta ediyordu,çünkü iç organlarını görmek onu tiksindiriyordu.
*En uzun kalp durması 4 saattir. Bir Norveçli, Aralık 1987′de denize düşmüş, kalbi durmuş, vücut ısısının düşüklüğü nedeniyle yeniden yaşatılmıştır.
*Kars’ta ‘canı sıkıldığı’ için saçlarını yiyen bir kadının midesinde biriken 1.5 kilogram ağırlığında saç kılı, ameliyatla çıkarıldı.

KAYNAK : Doğahayati

WordPress.com'dan blog alın.