Salih SARIKAYA Web Sayfasına Hoşgeldiniz…

Ağustos 2, 2007

At Binmek : Bir Duygusal Zeka Sınavı

Kategori: Binicilik — Ahmet Salih SARIKAYA @ 2:47 pm

atl.jpg

abin1.jpg 

Emin Mahir Başdoğan ve Ayşe Buyçe Tarhan?ın katkılarıyla hazırlanmıştır. Atı anlamak için önce kendini anlamak, atı yönetmek ve denetlemek için önce kendini yönetmek ve denetlemek gerekir. İ.Ö. 3500 yıllarında Ukrayna bozkırlarında evcilleştirildiği sanılan at, tarih boyunca insanoğlunun güvenilir bir yaşam desteği oldu. Bugün ekonomik işlevini yitirmiş bile olsa, insan bu binlerce yıllık ilişkiden vazgeçmiş değil. Güçlü olduğu kadar duyarlı ve hatta ürkek bir yapısı olan atla, uyumlu bir ilişki kurmak insan için bir sınav. Dışardan baktığınızda, üstün bir fiziğe sahip bu hayvana ?hükmeden? insanın gücüne hayranlık duyabilirsiniz. İnceliklerini araştırınca mükemmel uyumun ardında duygusal zeka yetkinliklerinin izlerine rastlarsınız.   Usta bir binici olmanın ilk koşulu kendini iyi tanımak ve yönetmektir; işin sırrı, duygularını, beden dilini, davranışlarını ve bunların sonuçlarını isabetle izleyebilmek ve denetlemektir. Atı yönlendirmeye kalkışmadan önce, bu ilişkiye içtenlikle ve ciddiyetle hazırlanmak gerekir. At üzerinde binicinin duruşu, ağırlık noktasını atının ağırlık noktasına odaklayabilmesi, atın ağzını denetleyen ellerini ve yanları denetleyen bacaklarını uygun biçimde kullanması, engel atlarken zamanında kalkıp oturması, atla iletişimi sağlayan beden dili öğeleridir. Bu ifadelerin özgüvenle ve kararlı bir biçimde uygulanması, atın da aynı güven ve kararlılıkla hareket etmesini sağlar. Binici attan istediklerini net ve açık seçik biçimde iletebilmelidir. Atın daha önce aldığı eğitim ve alışkanlıkları doğrultusunda öğrenmiş olduğu bir dil varsa, o dili anlamalı ve konuşmalıdır. Binicinin en değerli iletişim aracı bedeninin dilidir; beden dili doğru ve yerinde kullanıldığı sürece, kamçı, mahmuz gibi araçlara gerek kalmaz. Binicinin davranışları atın davranışlarında karşılığını bulur. Çekişmeye girmeden, zorlanmadan, bir başka deyişle uzlaşarak, atın ihtiyaçlarını göz önüne alarak hedefin ortak olmasına dikkat etmek gerekir. En önemlisi de güven yaratmaktır. Çünkü at bütün fiziksel gücüne rağmen çekingen ve kaygı düzeyi yüksek bir hayvandır. Binici, kendine güvendikçe ve bu güveni atına yansıttıkça, at da kendini, binicisinin ritmine ve komutlarına uyarlamakta zorluk çekmez. İnanılmaz duyarlılığı ve içgüdüleriyle, at binicinin ne kadar kararlı, istekli ve kendine güvenen biri olduğunu anlar ve aksi bir tutum sezerse, sahip olduğu gücü kullanarak binicinin hayatını zorlaştırır. Atla empati kurmak, atın neden böyle davrandığını anlamak ve belki de yeniden güven tazelemek uygun tutumdur.  Binicini kendini, bedenini ve beklentilerini izler ve yönetebilirse, atını anlaması ve yönetmesi de doğal bir akış içinde, zorlamadan ve zorlanmadan gerçekleşir. Ve unutmamalı ki, binicilikte yaşanan her şey binicinin sorumluluğundadır: Tıpkı insan ilişkilerinde olduğu gibi, atı (insan ilişkilerini) anlamak için önce kendini anlamak, atı (insan ilişkilerini) yönetmek ve denetlemek için önce binicinin kendini yönetmesi ve denetlemesi gerekir.

BİNİCİLİK2

Kategori: Binicilik — Ahmet Salih SARIKAYA @ 2:45 pm

  Atlar iri hayvanlardır ama oldukça munistirler. İrilikleri sizi ürkütmesin, onlara sıcak ve samimi davranmalısınız. Huzursuzluğunuzu ve mutsuzluğunuzu hemen hissederler. Kendilerine zarar vermediğiniz sürece sizi yarı yolda bırakmazlar. Doğuda “at, avrat, silah” derler, batıya gittiğinizde saraylardaki zerafetlerine tanık olursunuz. Zaman zaman çelimsiz ve yaralı vücutlarıyla çingenelerin en vefakar dostudur. Tarih boyunca savaşmış ve yarışmışlardır. Bir yerleri kırıldığında bilirler ki, ölümleri bir namlunun ucundadır. Kimisinin sonu oldukça hazin olur. İnsanı en iyi hissedebilen, sahibiyle bütünleşen, sahibinin amaçlarını amaç edinebilen, dostla düşmanı ayırabilen bu özel hayvanın, ortaçağ boyunca yenilgilerden zaferlere, yakınlardan uzaklara taşıdığı insanı, yarın nereye taşır diye düşünmemek elde değil.

Kaslarının gücüne, tüylerinin parlaklığına hayranlıkla baktığınız bu özel hayvanlarla birkaç saatlik serüvene katılmaya ne dersiniz. At binmek bir başka canlıyla yapılabilen özel sporlardandır. Eğer daha önce hiç at binmediyseniz bunun kolayı var. Kolay dediğimize bakmayın, atınızla anlaşamadığınız ve ondan ürkttüğünüz sürece oldukça zor. Hatta böyle bir durumda tek bir ders bile alamadan evinize geri dönme olasılığınız da var. Şunu da unutmamak gerek ki, iyi at binmek kesinlikle gelişkin, güçlü kaslara sahip olmakla ilgili değildir. İyi at binmek ancak ve ancak atını tanımak, onu hissetmek, onu bilinçli bir şekilde doğru yönlendirilmekle mümkündür.

At binmeyi öğrenmenin yolu binicilik kurslarından geçiyor. Binicilik kursunun dışında, at binmeyi bilenlere yönelik atlı geziler ve atlı safariler düzenleyen Günbatmadan’ın kurs programına bir göz atabilirsiniz. Kursların toplam süresi 16 saat. Çalışma günlerini ve saatlerini belirlemek sizin isteğinize bırakılıyor. Hava durumuna göre açık ve kapalı manejlerde verilen eğitimler ilk olarak, lonjda ve serbest olarak başlıyor. Denge, jimnastik, oturuş ve yürüyüş şekillerine göre binicinin ata uyumu gibi eğitimler veriliyor ve öğrencinin durumuna göre araziye çıkılıyor. Arazide manejde öğrenilenler uygulanıyor. Daha sonra atın bakımı öğretiliyor. Malzeme tanıma, at biniş öncesi hazırlık, tımar, at kapama, biniş sonrası bakım gibi. Bizden size küçük bir ipucu… Dizginleri kısa tutun, uzun olursa, siz binerken at ileri yürüyebilir. Eğere hızla ve aniden oturmayın, kendinizi yumuşak bir şekilde bırakmalısınız. Birdenbire ve sert oturursanız atın belini incitebilirsiniz. Ve dizginleri elinizden bırakmayın, siz atın üstündeyken atınızın otlamasına izin vermeyin, mümkün olduğunca başını kaldırmaya çalışın. Aksi halde atınıza söz geçirmeniz zorlaşır. Bütün bu teorik ve pratik eğitimlerin dışında, asıl önemli olansa kendinizi ve atınızı tanırken, sınırlarınızı görüp kendinizi geliştirmenizdir. Bu eğitimlerin sonunda artık sizde iyi bir binici sayılırsınız.

Eğer at binmeyi biliyorsanız, düzenlenen atlı gezilere ve safarilere katılabilirsiniz. Atlı geziler, temel eğitim almış olanların veya geliştirmek isteyenlerin katılabileceği keyifli molalarla süslenmiş. Bu geziler, grup lideri denetiminde, temposu hafif, dik iniş ve çıkışları olmayan, molalar dahil maksimum 2 saat sürüyor. Safarilerin parkuru ise biraz daha yorucu. Eğer atlı gezileri hiç zorlanmadan tamamlamışsanız safarilere de katılabilirsiniz. Tabii biraz yorgunluğu da göze alıcaksınız. Safarilerin temposu hızlı, dik iniş ve çıkışlar bulunan parkurlarda gerektiğinde sulara bata çıka ilerliyorsunuz.

Akdeniz ve Ege bölgesi sahillerinde atlı gezilere katılmak mümkün. Kasabalarda bulunan çiftliklerden at kiralayabiliyorsunuz, at binmeyi bilmiyorsanız 45 dakikalık minik bir ders sonunda rehberle birlikte gezintilere katılabiliyorsunuz.

  BİNİCİLİK MERKEZLERİ

İstanbul çevresi
Atlı Spor Kulübu
(0212) 276 20 56
Kaz Dağları-Kalkım
İliada Otel
(0286) 484 77 78
Side - Manavgat
Titreyengöl Kovboy Ranch
(0242) 756 93 82
Kemer
Oranj Ranch, (242) 824 62 90
Sorgun First Class (242) 756 92 48
Köyceğiz çevresi
Remo Han (0.252) 265 28 88
Binicilik Malzemeleri
Doğa Spor (0212) 263 43 43
At Merkez (0212) 223 49 22

Binicilik

Kategori: Binicilik — Ahmet Salih SARIKAYA @ 2:42 pm

Daha önce at binmeyi düşünmediyseniz, bunu en kısa zamanda yapmanızı öneriyoruz. At binmek dünyanın en zevkli sporlarından biri. Bu sporun en güzel yanı, canlı bir hayvanla kurulan sıcak yakınlık ve doğayla bütünleşmek. Dediğimiz gibi; şehir ve iş hayatının yarattığı stresten kurtulmak, doğada spor yapmak için dünyanın en sadık hayvanları atlarla olan birlikteliğinizi daha fazla geciktirmeyin!

Şehir hayatının karmaşasından kurtulup, özgürce spor yapmayı kim istemez ki? Buna doğaya duyulan özlemi de eklersek, yapılabilecek en güzel şey; doğa sporları. Bunların içinde biniciliğin yeri özel. Belki ormanların içinde özgürce at koşturmak her zaman mümkün değil. Ancak bir canlıyla sporu paylaşmanın zevki çok farklı. Aslında binicilik sporu atalarımızdan gelen bir gelenek. Günümüzde bu gelenek, daha çok at düşkünleri tarafından sürdürülüyor. Bu kulüplerden bir kısmında, ağaçların içerisinde at koşturmak olası. At binmek, sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da insana çok şeyler katan, insanın ruhunu hep dengede tutan bir spor.

At binmenin ciddi kuralları var
At binmek isteyenler için ilk kural, atları çok sevmek. Ne de olsa atla iyi bir iletişim kurmak için önce onu sevmek gerekiyor. Attan ürken, ona yaklaşamayan bir insanın bu sporu yapması neredeyse imkansız. Ata, alın ya da omuz hizzasından yaklaşıp, onu yavaşca vurarak okşamak, onunla konuşmak, zaman zaman şeker vererek ödüllendirmek gerekiyor. Bunlar, atla oluşturulacak olumlu iletişimin ilk basamakları. Unutmayın ki, atınıza ne kadar iyi yaklaşırsanız, o da size o kadar uyum gösterir ve sadık kalır.

Herkes kolaylıkla at binemez
At binmek kolay gibi görünse de, aslında öyle değil. Bir - iki saat ya da üç beş gün çalışarak binici olmak mümkün değil. Yani, atın üzerinde dengede durabilmek ya da atı yürütmek binicilik için yeterli sayılmaz. Kişinin yeteneğine, çalışmasına, azmine göre iyi bir binici olmak 6 ay ile 5 yıl arasında bir zaman gerektirir. Ancak bu sizi umutsuzluğa düşürmesin, çünkü bir kez at bindikten sonra, bir daha inmeyi siz de istemeyeceksiniz.

Binicilik özel kıyafet gerektirir
Her sporda olduğu gibi, binicilikte de özel bir kıyafet gerekir. Binicilerin, rahat ve güvenli bir şekilde at binmeleri için, öncelikle tok adı verilen bir kask takmaları uygundur. Tok, tıpkı motorcuların kaskları gibi, herhangi bir düşüş anında, binicinin başını koruyan bir başlıktır. Bunun dışında, binicilerin külot pantalon ve özel çizme de giymeleri gerekir. Ancak sadece zevk için at binenler, bu sporda ustalaştıktan sonra, istedikleri ve rahat ettikleri giysiler giyebilirler. Binicinin dışında, ata da eyer, kolan, üzengi, başlık, kantarma, getr ve blanket gibi giysiler giydirilir.

Her yaşta insan at binebilir
Bu sporun bir diğer özelliği, yaş sınırının olmaması. Uzmanlar, biniciliğe başlama yaşının 10 - 11 yaşlarının çok ideal olduğunu söylüyorlar. Üst sınır olarak da, insanın sağlığı müsait olduğu sürece at binilebileceği vurgulanıyor. Yani, belli bir üst sınır tanımlanmıyor. Binicilik fiziksel olarak insanın bacak kaslarını çalıştırıyor. Ayrıca yüksek bir denge gerektiriyor.

WordPress.com'dan blog alın.