bursis_bztezubg528082008161538.jpg

Sen Hiç Yalnız Değildin ki!!!

—Hemen ara, canlı bağlan kendi iç dünyana! Doya doya dertleş! Üstelik ücretsiz! Numarayı sen zaten biliyorsun, sadece içindeki defteri araştır; her şey senin içinde saklı.—

“Ben yalnızlığı gelir geçer gördüm” Cahit Külebi

     Nasıl bir şey ki bu elde edenler uzaklaşmak diğerleri ise elde etmek istiyor.

     Yalnızlıktan sıkıldınız da birilerinin el uzatmasını mı bekliyorsunuz ya da etrafınızdaki seslerden uzaklaşıp biraz kafanızı mı dinlemek istiyorsunuz? İşte o zaman doğru yerdesiniz. Bu zamana kadar yalnızlıkla ilgili çok şey yazıldı, çizildi; ama böylesini ne duydunuz, ne de gördünüz!!!

     Yalnızlık birazcık izafi bir teorem olduğundan şimdi uzun uzadıya tanımına girmeyeceğim. Sadece çok pratik bilmemiz gereken, sosyal hayatta gerçekten işimize yarayacak şekilde bilgiler sunmaya çalışacağım.

     Yalnızlık bize modernleşmenin getirdiği bir olgudur. Modern dünyada onca kalabalık arasında yalnız hissediyor insan kendini. İnsanlar birbirine yabancı. Belki de bundandır yalnızlığımız. Ve yaşamayanlar onu asla bilemezler. Orhan Veli’nin dediği gibi:

“Bilmezler yalnız yaşamayanlar:
Nasıl korku verir sessizlik insana;
İnsan nasıl konuşur kendisiyle;
Nasıl koşar aynalara,
Bir cana hasret.
Bilmezler.”

     Yalnızlık hissini insan farklı şekillerde yaşayabilir. Bunlardan bir tanesi insanın çevresiyle olan ilişkilerinin bozulmasından kaynaklanır ve hiç kimseyle doğru dürüst iletişim kuramaz. Yalnızlığı en iyi anlayan şairlerimizden birinin dediği gibi:


Garibim;
Ne bir güzel var avutacak gönlümü,
Bu şehirde,
Ne de bir tanıdık çehre;
Bir tren sesi duymaya göreyim,
İki gözüm
İki çeşme.

Orhan Veli Kanık


     İkincisi ve belki de gençler için en önemlisi ise insanın sevdiği birinden ayrılması ya da kavuşamamasıdır. Ölüm ve doğal afetler de bu gruba girer.  Bunun sonucunda insan çevresindekilere güvenmemeye başlar ve tek çare olarak yalnızlığa kendini kaptırır.


Bir esmer kız severdin,
Şiirler gibi,minyatürler gibi ince.
İçin içine sığmazdı,konuşamazdın
Çıkıp yanına gelince.Efkârını dağıtmıyor her gece,
Ard arda içtiğin sigara
Ve başıboş akan ırmaklar gibi,
Dalıp dalıp gidiyorsun yollara.

Bütün sevdiklerin terkedip gitti,
Yapayalnız kaldın artık.
Dokunsalar ağlarsın çocuklar gibi,
Büyüdü gözlerinde yalnızlık.

 

 

Yavuz Bülent Bâkiler

Sussun, sussun, uzakta ölümüme ağlayan;
Gencim, ölmem, arzular kanımda bir çağlayan;

Şırıl şırıl,
Şırıl şırıl…
Ne olurdu, bir kadın, elleri avucumda,
Bahsetse yaşamanın tadından başucumda,

Mırıl mırıl,
Mırıl mırıl… ***


     Üçüncüsü ve sonuncusu ise varoluşsal yalnızlıktır. Bu tamamen bireyin kişisel özelliklerinden kaynaklanır. Kişi içine kapanık biriyse zamanla yalnızlığa mahkûm olur. Eğer kişi aşırı sinirli ise bu da kişisel yalnızlığa götürebilir. Bunun bir diğer sebebi ise insanlar arası iletişimde samimi olmama ve sürekli menfaat hissine dayalı hareket etmedir ki insanlar böyle kişileri yanlarında fazla bulundurmak istemezler. Bu da sonuç olarak kişiyi yalnızlığa iter. Bunların çözülmesi elbette çok kolaydır ancak birey kişisel yalnızlığa kendisini kaptırmışsa bu durumdan asla kurtulamayacağını düşünür ve gün geçtikçe daha da yalnız kalır.

“Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur;
Boyuna kapısına döner, açan olmaz.” *

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan…
Dışından anlaşılmaz

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan…
Paylaşılmaz. *

Özdemir Asaf

Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Cahit Sıtkı Tarancı

 

Karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
Yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
Bu gece dağ başları kadar yalnızım

Atilla İlhan


 


 

     Yalnızlıkta kurtulmak istiyorsanız öncelikle İnsanlar arası iletişim kurmayı ve girişimci bir ruha sahip olmayı denemelisiniz. Bunun için çeşitli projelerde gönüllü yer alabilir, ilgi alanlarınızı genişletebilir ve hiç denemediğiniz yeni uğraşlar deneyebilirsiniz. İkincisi bunları yapabilmek için gülümsemeyi öğrenmelisiniz. Gülümsemek sihirli bir iksir gibidir. Mutlaka etkisini gösterir. Suya düşen bir damla gibidir ve hemen çevreye pozitif enerjiyi yayar. Üçüncüsü ise samimi olun. İlla ki bir şeyler yapayım derken kendinizden bir şeyler kaybetmenize veya başkaları gibi görünmenize gerek yoktur. İletişimde iyi olan kişileri izleyin, onların tecrübelerinden yararlanın ancak tamamen onlar gibi davranmayın. İnsanlar karşılarında sizi görmek isteyecektir, bir başkasını değil. Ayrıca çok sabırlı olmalısınız çünkü insanların değişimi kabullenmesi kolay olmayacaktır. Birkaç denemeyle yıkılmayın, ilerlemeye devam edin!

Rüzgâr okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seniAnlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını…**

 

 

Nurullah Genç

     Yalnızlık insanın kendisiyle baş başa kalmasıdır. Günlük hayatın rutininden kurtulma fırsatıdır.  Eğer kendimize hiç zaman ayıramıyorsanız bir dönem sonra tamamen pasif hale gelir ve hiçbir şey üretemezsiniz. Bunun için her gün mutlaka yatmadan önce bir an kendinizle yüzleşin ve o gün içerisinde yaptıklarınızı bir gözden geçirin. Her zaman sizi hayata bağlayan hayat amacınızı yeniden hatırlayın ve gün boyu yaptığınız işleri bir de onunla ölçün. Sonrasında o gün kazandığınız tecrübeleri bir hatırlayın. Bunu her zaman zinde kalmak ve başarı ipini asla kaçırmamak için günlük tekrarlayın. Ayrıca hafta sonları ya da fırsat bulduğunuz anlarda hoşunuza giden yerlere ziyarete gidebilirsiniz. Arada huzurevlerine, çocuk esirgeme kurumlarına ve belki geçmişlerinizi yâd etmek için mezarlıklara gitmek sizi rahatlatır ve hayat amacınızın her zaman aklınızda kalmasını sağlar.


Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir. ***

Necip Fazıl Kısakürek

Ahmet Salih SARIKAYA

salih@cekirgedanismanlik.com