“ Hata yapmıyorsanız karar  da vermiyorsunuz demektir.”bursis_gezjezgm521082008142249.jpg

Günlük hayatımızda çoğu zaman hesaplarımızı yuvarlak yaparız, hatta buçukluları da tamamlarız. Mesala     arkadaşımızla buluşmak için de 12:13’ de demeyiz de kabaca 12’de deyip geçeriz.  Fakat hayatta hep ihmal     ettiğimiz bir gerçek var: Kaos Teorisi.  Bu teoriye göre başlangıçta çok küçük gibi görünen fark sonuca     yaklaştığında dağlar kadar mesafeye ulaşır.

Örneğin; bilardo oynayanlar bunu çok iyi bilirler. Çünkü bilardo topunun nereye gideceğini önceden kestirebilmeniz    çok önemlidir. Eğer milimlik bir sapma olduğunda bir sonraki topa sağdan vurması gerekirken soldan vurabilir.   Buna göre dünya üzerindeki herhangi bir elektronun kuvvet tesirinin kalkması dünyanın başka bir yerinde kasırgaya  dönüşebilir. İşte bu yüzden hava durumlarında beklenmedik değişiklikler oluşabiliyor.

“Kelebek Tesiri” denen bu durum bize hayatta ‘küçük şey’in olmadığını ispatlamaktadır. Tüm tiryakiler bir tane   sigara ile başlamışlardır, ve tüm bağımlılar da bir kerecikten bir şey olmaz diyerek.. az bir ekmek kırıntısından bir   şeycikler olmaz diyerek çöpe attığımız o ekmeklerden dolayı dünya israf sıralamasında ilk sıralardayız. Küçükken marketten çaldığı küçük gofretten dolayı hiçbir şey söylemeyen anne, çocuğunun ilerde ülke dolandıran biri olarak tanınmasına en büyük yardımı yapmış olur.

            Başlangıçta kendimize bir program yaparken sonunu kestirmemiz mümkün değildir. Genelde hayatımızda süreli değişiklikler yaparız ama bir türlü o saatlerce üzerinde düşünerek, binbir emekle hazırladığımız o programlara uymak pek kısmet olmaz. Çünkü ya programı yaparken ya da uygularken gözden kaçırdığımız çok küçük bir düzensizlik veya ihmalkârlık sonunda tüm programın bozulmasıyla sonuçlanır. Eskiler boşuna dememişler “Taviz taviz doğurur.” diye.  O küçük küçük şeylerdir diye ihmal ettiğimiz büyüklerimizin sözlerini şimdi milyar dolarlar ödeyerek yabancılardan satın alıyoruz.

            Zamanında yapılması gereken küçük bir iş zamanla bir kabusa dönüşebiliyor. Atalar boşa dememiş ‘Bugünün işini yarına bırakma!’ diye. Gösteremediğimiz az bir sabır işimizi kaybetmemize sebep olur. Kelebek bile kozasından az bir zaman önce çıksa uçamaz ve kaybolur gider fırtınalar arasında.

            Sürekli kendimizi küçümser dururuz bir programa uyamadık diye de küçük şeylerden taviz vermeyi de asla ihmal etmeyiz. Ve hep kendimizi optimuma değil de maksimuma odaklarız, kendi kişisel özelliklerimizi; güçlü yönlerimizi, zayıf yönlerimizi ve programa tehdit oluşturan unsurları görmezden gelerek her şey mükemmel olacakmış gibi hayal ederiz, sonra da hayal kırıklıklarıyla baş başa kalırız.

            Hayatta küçük şey diye bir şey yoktur. Her olay bütündür ve en küçük parçanın değeri kadardır. Zincir parçaları gibidir ve aradan bir tek parçanın çıkarılması düzeni bozar. Asla vazgeçmeyelim ve bir kez daha el ele verip kendimize bir söz verelim. Bu kez hiçbir basamağı atlamayacağız ve asla taviz vermeyeceğiz.

Ahmet Salih SARIKAYA

salih@cekirgedanismanlik.com

www.salihsarikaya.wordpress.com

Kaynaklar

-David Ruelle, Raslantı ve Kaos, Tübitak Yayınları, 2001.

- İlya Prigogine-Isabelle  Stengers, Kaostan Düzene, İz yayıncılık, 1998.